Uzay

Ay’ın Oluşumuna Dair Yeni Bir Teori Ortaya Atıldı

Arizona Üniversitesi Ay ve Gezegen Laboratuvarı’ndan (LPL) bir grup araştırmacı Ay’ın oluşumuna neden olduğu düşünülen dev çarpışma hakkında yeni bir teori geliştirdi. Günümüzde yapılan araştırmalar sonucunda Ay’ın oluşumu hakkında öne çıkan birkaç hipotez var. Bunlar Büyük Çarpışma Hipotezi, Gezegensel Bölünme Hipotezi ve Yakalama Hipotezi olarak biliniyor. Ancak bunlardan en kabul göreni Ay’ın Theia ve Dünya’nın çarpışması sonucunda ortaya çıktığı kabul edilen Büyük Çarpışma Hipotezi. Bu hipoteze göregünümüzden 4,5 milyar yıl önce Theia adlı bir gezegen Dünya’ya çarptı ve genç gezegenimizden kopan büyük parçalar uzaya saçıldı. Uzaya saçılan parçalar kütleçekim ile bugün Ay olarak adlandırdığımız gök cismini oluşturdu.

Ancak yeni çalışmalarla ortaya yeni bir teori atıldı. Araştırmayı yürüten Erik Asphaug ve meslektaşları, milyarlarca yıl önce gerçekleşen bu dev çarpışmayı yazılım aracılığıyla geliştirdikleri bir simüslasyonla tekrarladılar. Bu simülasyon sayesinde Ay’ın oluşumuna daha uygun olduğunu düşündükleri bir şey fark ettiler.

Ay dev bir çarpışma ile değil, birkaç karşılaşma ile oluştu

Ay ve Gezegen Laboratuvarı’ndan Profesör Erik Asphaug, Ay’ın oluşmasına sebep olan görkemli olayın dev bir çarpışma değil birden fazla tekrarlanan karşılaşmalar olduğunu açıkladı. Theia ve Dünya düşünülenden daha fazla çarpıştı. İlk olarak “vur ve kaç” çarpışması ortaya çıktı. Yaklaşık 1 milyon yıl sonra tekrar ama bu hırpalanmanın etkisiyle daha yavaş bir karşılaşma yaşandı. Profesöre göre çok kuvvetli bir çarpışma Dünya’dan değil, Theia’dan parçaların ayrılmasına sebep olurdu.

Ancak Ay’ın izotopik özellikleri Dünya ile önemli derecede benzerlik gösteriyor. Bu nedenle Asphaug, daha yavaş ve birden fazla çarpışmanın olduğunu belirtti. Asphaug’a göre “Çift çarpışma, Dünya ile Ay’ın izotopik benzerliğini ve tek bir çarpışmayla açıklanamayacak bulguları aydınlatıyor.

Çalışmayı yürüten ekibin bir diğer açıklamasına göre bu vur-kaç çarpışmaları yalnızca Dünya ve Ay sistemiyle sınırlı değil. Bu tür çarpışmalar Güneş Sistemi’ndeki yığılma ve birleşmelerde de oldukça yaygındı.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı