Uzay

Gizemli Uzay Nesnesi ‘Oumuamua’nın Kökeni Belirlendi

2017 yılında Güneş Sistemi’mizin dışından gelen ilk yıldızlararası nesne olan Oumuamua, Pan-STARSS astronomik gözlemevi tarafından keşfedilmişti. Yerel dilde “Gözcü, elçi” gibi anlamlara gelen isme sahip nesnenin ne olduğu tartışma konusu olmuştu.

Arizona Eyalet Üniversitesi’nden iki astrofizikçi, Oumuamua’nın alışılmışın oldukça dışında yapısını incelemeye karar verdi. Çalışmaların sonuçlarına göre bu yapı aslında kendi yıldız sisteminden kopup uzaya savrulmuş, Plüton benzeri bir gezegen.

Gökyüzünde yalnız gezen gezegenler

İki bilim insanının araştırması, Journal of Geophysical Research: Planets adlı dergide yayımlandı. Daha önce Oumuamua’nın bir kuyruklu yıldızın kalıntısı, bir asteroid ve hatta başka bir uzaylı ırkı tarafından gönderilmiş bir uzay gemisi olduğu yönünde teoriler ortaya çıkmıştı.

Araştırmacıların yaptığı çalışmalarda, nesnenin bazı özelliklerinin bir kuyruklu yıldızın sergilediği davranışlardan çok daha farklı olduğu ortaya çıktı. Cismin hızı, uzay boşluğunda bir milyar yıldan kısa bir süredir hareket ettiğini işaret ediyor. Ayrıca krepe benzeyen şekli ve arkasında “kuyruğu” olarak gördüğümüz parçacık izi olmaması da bu cismin farklı olduğunu gösteriyor.

Astrofizikçilerin yaptığı çalışmada gök cisminin üzerini kaplamış olması muhtemelen buz yapıları, roket etkisi, ilk hızı gibi çeşitli etmenler göz önüne alındı. Cismin yüzeyindeki buz yapısının çok daha fazla yansımaya neden olduğu ve tahmin edilenden yüksek roket etkisi yarattığı belirtildi.

Katı nitrojenle yolculuk

Farklı maddelerin buzlarının farklı itiş kuvvetleri uyguladığı biliniyor. Araştırmacılara göre Oumuamua’nın sahip olduğu özellikleri mümkün kılan bir yapı var: katı nitrojen. Uzayda buz sıvılaşmıyor, süblimleşme ile bir anda gaz hale geçiyor. Bu da roket etkisi adı verilen itme gücünü yaratıyor.

Sonuç olarak bu gizemli yapı, Plüton benzeri bir gezegenden geriye kalanları taşıyor. Plüton’un yüzeyinde de katı nitrojenden buz tabakaları bulunduğu biliniyor. Gelecekte yeni araçlar ve teleskoplarla bu yapıların sırlarının daha kolay ortaya çıkarılabilmesi amaçlanıyor.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı